NEDEN TÜRKİYE’DE YATIRIM YAPMALISINIZ ?

turkeyi

Türkiye’deki gayrimenkul sektörü, yatırımcılar için her yıl gittikçe artan fırsatlar yaratarak özellikle son on yılda ön plana çıkmıştır. ABD ve Avrupa’daki gayrimenkul piyasaları son zamanlardaki ekonomik kriz ve küresel ekonomik durgunluktan olumsuz etkilenmiş olsalar da, Türkiye’deki gayrimenkul piyasası hala gelecek vaat etmektedir. Talepteki azalma ve konut fiyatlarındaki aşağı yön bütün Avrupa’da hissedilmiştir, TurkStat istatistiklerine göre 2013’de konut satışları 2012’ye kıyasla yüzde 26 artmıştır, bu da ülkenin gayrimenkul sektöründe muazzam büyüme potansiyeli olduğunu göstermektedir.

Küresel aktörlerin gayrimenkul piyasasına girişi sektörde rekabeti artırmaktadır, diğer yandan gerçekleşen muazzam satın almalar ve birleşmelerin onun gelişmesinde ve genel büyüme oranlarında etkili olmaktadır. PricewaterhouseCoopers (PWC) ve Urban Land Institute (ULI) tarafından hazırlanan “Emerging Trends in Real Estate Europe” (“Avrupa’da Gayrimenkulde Ortaya Çıkan Eğilimler”) gibi farklı araştırmalar ve yayınlar Türkiye’de gayrimenkul sektörüne küresel ve yerel ilginin arttığını göstermektedir. 2012 ‘de yayınlanan raporda, İstanbul, “Mevcut Gayrimenkul Performansı”, “Yeni Gayrimenkul Alımları” ve “Gelişim Beklentileri” kategorilerinde Münih, Varşova, Berlin ve Stockholm’ün üstünde Avrupa’nın en cazip yatırım piyasası olarak sınıflandırılmıştır. Bu arada, Yabancı Gayrimenkul Yatırımcıları Birliği (AFIRE) tarafından gerçekleştiren bir araştırmaya göre Türkiye 2012’de gelişmekte olan ülkeler arasında 3’üncü en cazip yatırım destinasyonu olarak sınıflandırılmıştır.

 

Türkiye AB üyeliği yolunda ilerledikçe, gerçekleştirilen temel yasal reformlar gayrimenkul sektörüne yatırımı daha da kolay ve karlı kılmıştır. Tapu Kanunu, Konut Finansmanı (Mortgage) Kanunu ile vergi kanunlarının yeniden kaleme alınması da Türkiye’de gayrimenkul sektörünün rekabetçiliğini artırmak için tasarlanmıştır.

Türkiye’de gayrimenkul sektöründe olumlu gelişen ekonomik rakamlarla beraber değişen demografik faktörler sayesinde beklentiler yüksektir. Ofis, lojistik alan ve sanayi alanlarına olan talebin artan sayıda küresel ve yerel şirketlerle birlikte artması beklenmektedir.

  • Öngörülebilir enflasyon oranları ve istikrarlı fiyatlar sayesinde dengeli, kurumsallaşmış, uluslararasılaşmış sektör.
  • Devam eden AB katılım süreci doğrultusunda kayıt altına alma, şeffaflık, denetim, yüksek kalite ve standartlar, kurumsallaşma ve istatistiki bilgi.
  • 2013’de ülke GSYİH’sı 820 milyar USD iken, Türkiye nüfusunun yüzde 60’ı 34 yaşın altında.
  • Konut kredileri 2004’deki 3,5 milyar TL’den Eylül 2011 itibariyle 68 milyar TL’ye yükseldi. Konut kredilerinin oran olarak Türkiye’nin GSYİH’sındaki payının 2015’de yüzde 15’e ulaştığı tahmin edilmektedir.
  • 2010 da, Türkiye’yi dünyada en çok ziyaret edilen 6.ncı tatil destinasyonu haline getiren 40 milyon civarında turist, Türkiye’yi ziyaret etti. Bu rakamlar, turizm endüstrisi bakımından Türkiye’deki gayrimenkul sektörünün büyük potansiyelini göstermektedir.
  • Modern alış veriş merkezlerinin sayısı 2000 ve 2011 arasında 44 den 284 e yükseldi.
  • Avrupa ve BDT’deki 1,5 milyar tüketiciye kolay erişim sağlayan bölgesel bir merkez ve Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu arasında bir enerji koridoru ve terminali olarak Türkiye, sınırları dâhilinde her yıl daha fazla işletme yaratmaktadır.